15 Ağustos 2011 Pazartesi

''Bu Kadar da Olmaz'' Dedim.. OLDU...

                                                           
Bir haftasonuda geçti..O denli hızlı yaşandı ki 2 gün yaşadıklarımı tarihe not düşüp,ders çıkarmam lazım..

İlk misafir grubunun günü değişince;
Çeşitli nedenlenlerden dolayı tamamlayamadığım temizliği tamamlama imkanı buldum çok şükür...Ev bu denli (kelimenin tam karşılığıyla tertemiz olunca) tekrar eski haline dönmemesi için çok yoğun çaba sarfediyorum. 

Erkam Eymen'in sulu boyaları,pastel boyaları,keçeli kalemleri ve parmak boyaları birden gaboldu( kayboldu:)) Sabah kalkar kalkmaz; yüzünü yıkamadan boya derdine düşen bir çocuk için büyük eksiklik ama...

Birkaç gün; koltuktan,halıdan,duvardan,laminanttan,kapıdan, masa örtüsünden kısacası evin her köşesinden boya lekesi çıkarma işlemine ara vermek istiyorum..Boyaları bulamayınca çareyi tükenmez kalemde arıyor.. O zaman durum daha vahim bir hal alıyor:((
Ganni ganni( kalem) diye başlıyor ,Vermeme nedeni mi anlatınca ;O da ikinci yolu deniyor... anni (anne)gannii (kalem) tap tap tap ( kitap) demey başlıyor hemde onlarca kez aynı cümleyi kuruyor...

Yeni eserlerini kitaba çizeceğine söz veriyor vermesine de çocuk çizerken kendini kaybediyor... önce masayı sonra  laminant ve duvar kapı  şeklinde devam ediyor..Henüz duvarlardan tükenmez kalem izini çıkarmayı başaramadım:(( varsa tavsiyesi olan çok sevinirim:))
Fotoğraftaki eserler yaklaşık 10 ay öncesine ait.. boyalarla ilk tanıştığı zaman yaptıkları..Çıraklık eserleri:))

Paşamın özgüveni zarar görmesin kısıtlamayalım diyorum..Bu dönemlerde geride kalacak deyip  zaman zaman beni zorlasa da azami sabır göstermeye çabalıyorum..


Evi temizlerken tek sorunum her tarafı boyanmış evdi..Gece ise sorunum öyle bir şekil değiştirdi ki...
Gece aniden rahatsızlanan ve sabaha kadar onlarca kez uyanıp ağlama krizlerine giren acıyo acıyo diye ağlayan Erkam Eymen'i sakinleştirme,sık sık ateşini ölçme,ilacını verme vb. hallerle geçen bir gece...

Güne uykusuz başlayıp İftara misafiri olan insan hangi duyguları taşırsa o ruh halinde başladım güne..
 Erkam Eymen'in güne mutlu uyanması  misafirlerimin; yakın arkadaşım ve ailesi oluşu en büyük tesellilerimdi..

Herşey tıkır tıkır ilerlerken iftara 45 dakika kala;
Özene bezene hazırladığım ramazan şerbetine buzdolabında yer ararken ;bütün rafın kırılıp halıların duvarların yerlerin şerbete bulandığını görünce sinirlerim o kadar bozuldu ki öyle baka  kaldım:( eşim bez getirsene,bütün eve dağılıyor deyince kendime geldim...Sağolsun eşim halletti işin çoğunu..temizlik faslı bittiği dakikalarda misafirlerimiz geldiler... sonuç olarak şerbetsiz kaldık...

Tahmin edersiniz ki geceye dair tek kare fotoğraf yok...
Menüyü sayacak olursam
Tarhana Çorbası
Zeytinyağlı barbunya
Rus Salatası
Mevsim Salata
Paçanga Böreği
Çıldır Kebabı
Bademli Pilav
Tiramisu

Misafirle birlikte evimize sukunet geldi...Olaysız bir şekilde yemekler yendi...3 çocuk salonun ortasına üç kutu oyuncağı boşaltıp doyasıya oynadı... babalar ve anneler ise çocukların izin verdiği sürece; çay içip,tiramisu yiyip sohbet ettiler..
Mutlu son...
Kendime not:
Mükemmelliyetçilikten kurtulup;sakinleşip, akışına bırakmak lazım hayatı.


6 yorum:

LaMa dedi ki...

sakinan goze cop batar diyebilirz belki de? ben de aylaaarca kirli sekilde kullandigim(artik silidikce icinin sungerinin rengi cikiyor, ben de pes ettim!) guzel beyaz sandalyeerime yeni ortuler alinca, eve cocuklu kimse cagirmamayi dusundum :P
titiz, temiz Turk kadinlarini anliyorum,ben bile boyle olursam onlar tabi ki misafir cagirmaz, eve cocuk gelince avina yatmis atmaca gibi elinde supurge, bez hazir gergin durusta beklerler...
Ramazan Ramazan dusunduklerime bak, cik cik...

sevda dedi ki...

canım yaaa.resmen şaka gibi okudum yazıyı.en çokta rafın kırılıp dökülmesi.ALLAHım bazen bizi sınıyor sanırım.neyse atlatmışsın ya.geçmiş olsun.göremesekte menü harikaymış.ellerine sağlık.sevgiler.

otuzundansonra dedi ki...

ne diyim çokk geçmiş olsun sana,ama menünde çok güzelmiş hani..Erkan Eymen ressammı olcak acaba ?ne dersin

gülistan dedi ki...

ay çok fena senin duygularını çok iyi anlıyorum.benimde başıma bu tür şeyler çok gelir.biri5 biri 7 yaşında 2oğlum var .onlara evi dağıttıkları için kızıp dururken ben bir sakarlık yapıp daha fena dağıtıyorum.en iyisi bırak dağnık dursun

anneminkizıyim dedi ki...

Canim bu yaslarda cocuklar meraklidir. Ellerine gecen her seyi degerlendirmek isterler, duvar, yer, masa neresi olursa cizer boyarlar. Sen artik o duvari ya boyuyacan yada yeniden kagitlayacan canim.
Serbete gelince gecmis olsun, her seyi akisina birak sakin ol, asiri titizlik ve yasaklamalar cocugu da etkiler. Cani sagolsun Erkam Eymen Beyimizin, ayrica boyalarda harika,
sevgiler...

tadınadoyamadım-dilek dedi ki...

Alemsin Lama yaa:))
Bende ev bu kadar temizken kimi çağıracaksan çağıralım diyorum eşime:)) O titiz temiz ev hanımlarından değilim çok şükür..Salonda oyuncaklardan yürümekte zorlanıyoruz..Ayağımıza batmaya başlayınca toparlıyoruz:))
4 yıldır ev hanımlığına dair hiç gelitirmedim kendimi:))

Sevdacım olacağı varmış:)) teşekkürler

Aman haa otuzundan sonra.. Buna müsade edeceğimi hiç sanmıyorum:))

2 erkek çocuğuyla uğraşmak daha büyük sabır işidir kanaatimce..Ama hayat onlarla güzel bizimkinin elinde yine boyaları başladı öalışmalara:))

Ayşe ablacım tavsiyelerin için çok teşekkürler:)) yasaklama ve ceza yöntemi uygulamıyorum.. sadece boyalar kayboldu:)) bi tanesini bulmuş kitabın arasından okadar mutlu olduki buldum buldum diye:)) aldığı gibi başladı çalışmalarına...
Evin halini normalde perişan ama millet görmesin rezilliğimizi diyorum:))