7 Ağustos 2012 Salı

Daha Az Tüketerek, Daha Huzurlu Olma Yolları 1

 Pek dikkat çekici bir yazı olmayacağını bilsemde yazmak istiyorum..binbirçeşitin olmadığı sıradan bir sofra bu dereceye ermek mümkün mü?... varken azla yetinmek... bilmiyorum ama denemekte fayda var.. biliyorum..

yaklaşık 8 ay önce  masadan yer sofrasına döndük.. Ailece nerdeyse bitişik bir şekilde yerde yiyoruz yemeklerimizi bu durum en çok Erkam Eymen'in hoşuna gidiyor:))Yerde yemek yemenin birçok faydası var..muhabbetimizi  arttırdığını rahatlıkla söyleyebilirim:))

Dün Erkam Eymen'le alışverişe çıktık.. Mağazaya girerken ona yeni pantolon ayakkabı alalımı?  diye sordum direk hayır deyince pek umursamadım..kararını değiştirir düşüncesiyle çocuk katına çıktık hangi  pantolonu yada gömleği göstersem benim var benim var dedikçe ben bunlar daha güzel değil mi diye ikna etmeye çalışsam da üzerindekileri gösterip bunlar daha güzel demekten vazgeçmedi..
hiç kıyafetlere bakmadı bile kendine gidip bir şapka beğendi kafasına takıp sadece şapka almamı istedi.. keyfi yerindeydi halbuki..Söyleyene değil söyletene bak şiarınca kendime biraz daha çeki düzen vermeye karar verdim..

Dün akşam arkadaşlarla gittiğimiz iftarda da muhabbet konusu tasarruflu yaşamak israfsız yaşamak olunca ardından da dün gece de bu blogla karşılaşınca uzun zamandan beri ben ne kadar yapabiliyorum ki ne yazayım diye ertelediğim bir konuda en azından uygulamaya çalıştıklarımı paylaşayım... sizlerden de yeni yeni fikirler alırım diye  bu konuda bir şeyler yazma gereği duydum..

Arakan'da insanlar bir pirinç tanesiyle iftar etmeye hasretken.. fix menülü konaklarda yemek yiyip yiyemediğimi de garsona vermenin utancıyla yazıyorum bu satırları..Ramazanlarda olabildiğince fix menülü yerlerken uzak kalmaya çalışsam da bunu her zaman başaramıyorum..

Tüketim çağındayız ne kadar tüketirsek o kadar başarılı ne kadar tüketirsek o kadar mutlu ne kadar tüketirsek o kadar çok seviliyoruz..pazarlama sloganlarına kendimizi kaptırıp kazandığımızdan daha fazla harcıyoruz..Kredi kartı borçları çalışanların maaşlarını aşar oldu..

En popüler reklamlar banka kredileri tatil kredisi,bayram kredisi,yılbaşı kredisi..ee durum böyle olunca nur topu gibi .borç ödemeye dayalı ipotekli hayatlar sahibi oluyoruz..Eskiden parası olan harcarken,günümüzde kredi kartı sayesinde olmayan parayı da rahatlıkla harcıyoruz..Sonra ailede başlayan maddi sıkıntılar dünya üzerinde ekonomik krizlere dönüşüyor..İktisadı ders müfredatından çıkartıp hayata uygulamak gerekiyor...

İsraf arttıkça evin bereketi azalıyor.. Ailelerin geliri arttıkça kanaat azalıyor..Maddi sıkıntılar manevi sıkıntılar birbirini kovalıyor..Kendimizi bu konuda terbiye etmemiz..Bu gün var ama yarın ne olacağımız belli mi olur diye düşünüp; her duruma uyum sağlayabilecek şekilde yaşamamız, çocuklarımızı da o şekilde yetiştirmemiz azla yetinmeyi öğrenmemiz gerekiyor diye düşünüyorum..

Eskiye nazaran daha sade yaşamaya,daha az tüketmeye çalışıyorum.Evlenince başladı benim bu değişimim Erkam Eymen'le birlikle sorumlulukta arttıkça örnek olma adına daha da özen gösterir oldum.. Anneme göre çok iyi seviyedeyim... Eşime ve babama göre daha mesafe katetmem lazım..Bende biliyorum daha çok yolum var:))

Ev için neler yapıyoruz?
-Elektrikli ev aleti alırken en tasarruflusunu seçiyoruz yada o alet olması ne kadar gerekli diye düşünüp alıyoruz mesela nişanlıyken eşim elektrikli çaydanlık ve fritözün gereksizliğinden dem vurup beni vazgeçirmişti:))
- Elektrikli ısıtıcıyı pratik diye çok kullanıyordum bir ara bozuldu eşimi tamir et dedim demesine de o erteledikçe erteledi 1 yıl bozuk bekleyince bende eski usul ocakta su ısıtmaya geri döndüm.. Isıtıcı tamir edildi ama artık ben kullanmıyorum:))
-Ütüleri gece yapıyorum Erkam uyuyunca... çamaşır ve bulaşık makinesini gece 22 den sonra açıyorum..
Sizde bu şekilde uygularsanız elektrik faturasındaki değişime hayret edeceksiniz:))

-Evliliğimizin ilk yıllarında; pazara ikimiz çıkar ,öyle çok şey alırdık ki aldıklarımıza buzdolabında koyacak yer bulamazdık..

Almanın sonu yok.. Evin eksiğinin bitmesi mümkün değil:))meyve sebze çok dayanıklı olmadığı için bozulanları çöpe atmak zorunda kalıyorduk..Şimdi hafta içi pişecek yemekleri planlayarak alıyorum..

-Yemek davetlerinde tabakları tepeleme doldurmuyorum porsiyonları küçük tutup kalan yemeği masaya bırakıyorum isteyen istediği kadar ilave alabilsin diye..Misafirlerin yiyemediklerini yada severek yediklerini paket yapıyorum..Kalan çeşitleri bir öğünlük ayırıp geri kalanını komşulara paylaştırıyorum..

 Evleri doldurup doldurup sonra o evleri boşalma çabasına girişiyoruz...Fazla kitap satın almak alışveriş hastalığına giriyor diyordu bir psikiyatrist...Evdeki mini kütüphanemi temizlemeyi düşünüyorum bu aralar..

Mutfaktan başladım eşya temizliğine biriktirdiğim fazla cam kavanozları kullanmadığım tencereleri tavaları evden çıkardım
evden çok çöp çıkartan biriyim ara ara bunun vicdan azabını bile yaşıyorum..
kağıtları plastikleri mutfak çöplerini ayrı ayrı biriktirsem de daha az çöp çıkartmak için gayret sarf ediyorum Daha yaşanabilir bir dünya için..

-Temizlik ürünlerini daha büyük kutularda kovalarda alıp küçük küçük şişelere bölerek kullanıyorum -Paketlenmiş ürünleri satın almaktan olabildiğince uzak durmaya gayret ediyorum böylelikle çöp miktarında da azalma oluyor..
-Düzenli olarak günlük  3 gazete aylıkta  3-4 tane dergi okuyan bir aile olduğumuz hatırı sayılır derecede çıkan kağıt çöpleri kağıtçılar topladıkları için doğal bir geri dönüşüm oluyor

-Fırın kullanırken de ocakta pişirebileceğim yemek vs. ise  genelde ocakta pişirmeyi tercih ediyorum.. Hem zaman hem enerji tasarrufu..
-Fırında pişmesi gerekiyorsa mutlaka bir çeşit daha hazırlarım fırına tek tepsi için fırın açtığım nadirdir..
-Çamaşır günüm, temizlik günüm ,alışveriş günüm vardı.r istisnalar dışında her işi planlarıma uygun gerçekleştirmeye çaba sarf ederim

-Bir şeye ihtiyacım var mı? diye düşünüp öyle alışveriş yaparım ..Market indirimlerini takip etmekte yılların alışkanlığı:))

-Kıyafet alışverişinde işime yaramayacak bir şey almamaya çalışırım fiyatı uygun olsa bile evde fazlalık olmasın diye almam..Pazar gezmeyi çoook severim.. Kaliteli ürünleri uygun fiyata istanbul pazarlarında bulmak mümkün:))
-Az olsun iyisi olsun düşüncesindeyim:) 10 tane orta yada düşük kaliteli ürün yerine 2 tane iyi kaliteli ürün almayı tercih ederim..
sentetik kıyafetler yerine daha sağlıklı olan pamuk ürünler tercih ederim... naylon giymekten giydirmekten kaçınırım..

-Alışverişlerde mutlaka içerik etiketini incelerim kıyafette de gıdada.. takım elbise ve gömlekte ütü tutması için yüksek oranda pamuk olması şartı ararım..

-Paketlenmiş dayanıksız ürünler alırken ekmek yoğurt yumurta,süt vb. gibi rafın en son sırasından tercih ederim en taze ürünler en arkadadır bütün zincir marketlerde...

-Eskiden evde bulunsun evde bulunsun diye sürekli aldığım ürünleri artık çok gerekliyse alıyorum.. Yakın sürede ihtiyacım yoksa gerektiği zaman alırız kıtlık mı var sanki diye kendimi ikna edip erteliyorum..

-İnternet alışverişini olabildiğince azalttım.. alacağım ürünün iyi bir fiyat araştırmasını yapıyor sonrasında satın alıyorum..

Erkam Eymen'le markete çıkmadan anlaşma yapıyoruz çocuklar renkli pakette ne görürlerse istiyorlar genelde o istek birkaç dakika sonra bitiyor.. Olayı kriz durumuna getirmeden hangisini istediği konusunda seçim yapmasını istiyorum.. seçim yapamıyorsa istediğini alıyor alışveriş arabasına..

Ben alacaklarımı bitince hangilerini alacağını tekrar soruyorum istediğini alıp( genelde tek ürün) geri kalanları tekrar raflarına bırakıyor.. Gerçekten canı istediğini almış oluyor, hemde evde çekmeceler yenmeyen abur cuburla dolmamış oluyor...

Ne kadar çok tüketirsek o anlık mutlu oluyoruz ama bu yalancı mutluluk bitip yerini huzursuzluğa bırakıyor yatılış gayemize ters hareket ettiğimiz için iç sesimiz bizi rahat bırakmıyor..Ne kadar az tüketirsek o kadar mutlu oluyoruz..

Sizde daha az tüketme adına hayatınıza kattığınız güzelliklerden  biraz bahseder misiniz? Ne dersiniz

fotoğraf bu siteden alıntıdır

3 yorum:

Meliha Duran dedi ki...

O kadar çok gayretiniz var ki maşallah, ben ne yapıyorum acaba diye düşündüm:(
Elk.li su ısıtıcısı ve düdüklü kullanıyorum çünkü bence çok tasarruflu oluyor.
Geri dönüşüm için cam, metal, kağıt, plastik vb. ayırıyorum.
Hepsini de okuyamadım, vaktim yok açıkçası ama hassasiyetinize hayran kaldım diyebilirim.

tadınadoyamadım-dilek dedi ki...

est. tasarruf olayı evden eve değişiklik gösteriyor su ısıtıcı benim için çok gerekli değilmiş eskiden elim ayağım derdim:))

Zaman tasarrufu için harika bir seçenek bunu inkar edemem.. düdüklü konusunda da haklısınız benim düdüklü fobim var o yüzden tefalinkini kullanıyorum ihtiyacım olduğunda

evet yazdıkça yazmışım epey uzun bir yazı olmuş birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var aslında her zaman beklerim:))

Hülya dedi ki...

Ne kadar güzel yazmışsınız. Bir sürü şey öğrendim bugün, bazılarını da hatırladım sayenizde..

Sevgiler..