27 Haziran 2011 Pazartesi

PİKNİK SOFRASI...(Bir şehirlinin doğal hayatla imtihanı)

piknik sofrası
Piknik sever bir ailede büyüdüm..

Hafta sonu tatil yapmayıp çalışan baba sahibi olmamıza rağmen,havalar ısınınca haftanın birkaç günü piknikteydik...Pikniklerden hatırımda kalan da annemin kapaklı pideleri..

Tabi o zamanlar kapaklı pide tarifleri uçuşmuyor oradan oraya..Bizim evin espri konusuydu;
 ''Anne niye kapaklı bu pideler'' diye çıldırtırdık kadıncağızı..
Birimize cevap verirdi,diğeri başlardı..Üçümüze de laf anlatmaya çalışırdı( hey gidi günler hey:))

Erkam Eymen daha o yaşlarda olmasa da sürekli ''niye'' diye sorması ...yada söylediği kelimeyi 30-40 defaya varan sayıda tekrarladıkça çocukluk günlerim geliyor hatırıma...

Piknik anılarına geri dönecek olursak,
Geçen cumartesi 8 yetişkin 2 çocuk 1 bebek şeklinde düştük Çatalca yollarına...
Tırtılların kelebeğe dönüştüğü meşe ağaçlarının altına hazırladık kahvaltı sofrasını...
Yoğun tırtıl istilasıyla,beyler masayı ağaçlardan bir nebze uzaklaştırdılar ama çokta çözüm olmadı...Tırtıla kelebeğe doydum vesselam..

Sabah saatlerinde her tırtıl görüşümde ''ay ay'' diye istemsiz sesler çıkartırken..akşam üzeri ortadan kaybolan tırtılları gözlerim arar oldu..insan zamanla alışıyor demek ki.,Bir kaç kez daha bol tırtıllı gün geçirirsem;Hacer gibi tırtılların renklerinden nasıl tür kelebek olacağı tahminlerinde bile bulunabilirim belki:))

Şehir insanının tırtılla imtihanı:
İlkokul çağlarındayım..Teyzemlerin üzüm bağında asmanın dibine oturmuş dalından üzüm yerken,ağzımda bir hareketlilik hissettim ..bir an duraksadım, baktım hareketlilik devam ediyor..
O panikle tükürdüğümde üzümle aynı renk olan tırtılı görünce ne yapacağımı şaşırmıştım..Olayın şokuyla defalarca ağzımı çalkaladığımı hatırlıyorum..çocukluğumda epeyce hayvanlarla içli dışlı olunca.. Artık mesafeli durmaya çalışıyorum..

Bazen hayatımı zorlaştırsa da şehir hayatında olduğum için şükrediyorum halime..Hani insanların dağ başı,bağ evi ,çiftlikte yaşama gibi hayallerinin hiç biri olmadı bende..Aksine imkanı bol büyükşehirlerde yaşamayı çok seviyorum..Doğal hayat benim harcım değil..

Doğal hayat isteyince;bir ormana yada,suyun kenarına gider mangalını yapar,yer-içer,dinlenir arkadaşlarınla keyifli saatler geçirip geri dönersin..
İlerde okuyup tebessüm etmek içinde bloguna yazarsın...

piknik sofrası
Mangal menümüzde neler mi vardı:
Köpoğlu mancası
Mangalda kaşarı mantar
Izgara sebzeler
Izgara kanat,pirzola,sucuk köfte
Tarifler sırayla gelecek inş.
İlaveten;
Avcı böreği
Elmalı kurabiye
İrmikli lokum
Meyveler
Semaverde çay
kömürde türk kahvesi
Yemek sonrası sohbete mangalda pişen türk kahvesi ile devam ettik.(ellerine sağlık Nurda gül)
Velhasıl keyifli bir gündü..Tekrarını yaşamak nasip olsun tırtılsız haliyle tabii:))

13 yorum:

pembe kekik dedi ki...

Ahh şu mangalda köz üstünde pişen kahvenin tadına doyum olmaz.Afiyet Olsun:)

otuzundansonra dedi ki...

Valla herşeyi bırak ta kahveyi benim de canım çekti.Sefanız olsun

hdidem95 dedi ki...

aynı şeyi bende kirazda yaşamıştım ogün bugündür kiraz yemem yiyemem çok sevmeme rağmen:)bende senin gibi düşünüyorum yap pikniği günübirlik en güzelinden çık gel:))sevgiler canım

Birdemliksohbet dedi ki...

Dilekcim büyükbir tebessümle okudum yazını amanın o tırtıl bana denk gelmesin çok korkarım hep bu nedenlşe üzüm ve benzeri şeyleri saatlerce yıkarım. Hele kıvırcık kaç defa yıkadığımı sayamıyorum bile :)
Bende pikniği çok severim ama etrafta tırtıl böcek ve karıncalar olmasın böyle piknik nerede olur tabi olmuyor :)
canım belli çok eğlenmişsin tekrarını nasip etsin rabbim inş.
Allaha emanet ol
Sevgiyle kal

Mutfak Havlusu dedi ki...

Bizde böyle bir zamanda kuzenlerim ve birkaç akraba ile bir pikniğe gittiğimizde tepemizdeki ağacın tırtıl merkezi olduğunu farketmemiz ve arkamıza sağımıza solumuza baktığımızda hepsinin böyle olduğunu görünce en kaçınabileceğimiz bir tarafa geçtik!Artık tırtıllar düşünce yamacımıza doğru iteliyorduk ve hala unutmam o günü:-)))Seni çok iyi anlıyorum..olsun ne güzel keyifli bir gün son günlerde geçen sızılı günlerde böyle halleri görmekte iyi geliyor..selamlar

SEVALCE LEZZETLER dedi ki...

Sefanız olsun canım.Yazını okurken bende çocukluğuma gittim.Ne güzel günlerdi o günler.Eline yüreğine sağlık.Benim de canım kahveyi çekti hemde közde kimbilir ne lezzetlidir.
Sevgilerimle...

sevda dedi ki...

közde kahvenin tadıda başka güzel olmuştur canım.çok eğlenceli geçmiş belli.bende sürekli geziyorum ama resim çekmeye bile vakit bulamıyorum.sevgiler.

ebru dedi ki...

Sevgili Dilek ne olursa ben gene de piknikleri seviyorum.Sende anladığım kadarıyla güzel bir hafta sonu geçirmişsin tırtılları saymazsak :)). Menü harika canım. Yapanların ellerine kollarına sağlık.

yemekbiraşk dedi ki...

sana katılıyorum... mümkünse tırtılsız olsun.. ama onlarında doğal ortamı:) çok keyifli gün geçirmişsiniz:) sevgilerimle..

yersofrasi.org dedi ki...

Gerçektende doğaya hasret kalıp sonra doğa ile başbaşa kalınca şehir hayatını özlüyoruz. Doğaya alışmak zaman alıyor. Ama piknikler sağolsun doğanın kucağına başka türlü nasıl gideriz. Tüm menü çok güzel ama mangal üstündeki kahve beni görünce bile mest etti. Afiyet olsun.

Serap Uzun (karakazandan) dedi ki...

O titillar sirtina ne düserse bütün vücudun kabarir,ben de agacta erik toplarken girdiydi bir iki defa,inan yazarken bile icim bir tuhaf oldu :) Annem bakardi ve "tirtil otlamis" derdi,düsünsene!!!
Menü alisik oldugumuz mangal keyfi ama o en son pisen kahve herseye deger bence,Emegi gecen herkesin ellerine saglik cnm.

Eylem dedi ki...

piknik bizim hayatımızın da vazgeçilmez bir parçası.ama ben en çok yemek sonrası mangal üzerinde pişen kahveyi severim.

Pembe Tatlar dedi ki...

Güneşin pembeliğiyle doğan, saflığıyla süzülen, herkese nasip olmayan mutluluk denen o en güze güzel duygu hep sisizle olsun..
Kandiliniz Mübaek Olsun...