27 Mart 2009 Cuma

......BEYZADEMİZ.....

(Emrullah Eymen'nin ayak izi)
Beyzademiz beklenen uzun sürecin sonunda 23 mart sabahı ailemize katıldı.İsimlerini Amerika'daki dedesi Emrullah,anneside yıllar önce düşündüğü Eymen ismine karar verince Emrullah Eymen oldu minik paşamızın adı.Şimdilik günlerimiz 4 büyüğün bir minikle uğraşmasıyla geçiyor:)

13 Mart 2009 Cuma

BEBEK İSİMLERİ & BİZE MÜSAADE

CUMALIKIZIK KAPI

Son günlerde en sık muhatap olduğum birinci soru:Vuslat zamanı?
ikincisi ise beyzademizin isimleri:)

Birçok anne baba gibi hem söylemesi güzel hemde anlamlı isimlerle sahip olması niyetinde olduğumuz için uzun zamadır düşünüyoruz.Özellikle anne babaların isim arayışındayken internetten bulduğu isimleri evladına verenlere nacizane tavsiyem bir kaynağa güvenmemeleri.

Çünkü internette rüya tabirlerinde olan hatanın(hangi kelimeye baksak hayırlı kısmet karşılığını bulduğumuz gibi...hangi isme baksak cennet çiçeği,cennet ağacı,cennet kapısı karşılığını bulabiliyoruz)

İsimlerin kaynaklarını köklerini iyi araştırmak,Arapça Farsça isimleri uzmanlarına sormak gerektiği kanaatindeyim.

sevgili yosunbuka'da geçenlerde bu yazıyı gündeme getirdi.

Hazır bu mevzu gündemdeyken çevremdeki anne adaylarına bahsettiğim gibi burada da değinmeden geçemedim,bebeğe isim koyma süreci hakkında

Ayrıntılara buradan bakabilirsiniz

......
Beklenen sürecin sonuna gelmek üzere olduğumuz için kısa bir süre yeni tariflerle aranızda olamayacağım .Beyzademiz ve annesi için dualarınızı bekliyoruz:)Çiçeği burnunda bir anne olarak görüşmek temennisiyle

10 Mart 2009 Salı

UNO UNO UNO:) & KUŞÜZÜMLÜ İRMİKLİ PASTABANLI TATLI

pastabanlı irmikli pasta

UNO geçtiğimiz ay gönderdiği hediyelerle beni bir kez daha mutlu etti:)
2 adet 3 katlı pastaban,şirin kalpli kalıp ve bir mektup:)

Ardından,harika bir etkinlik davetiyesi aldım,beyzadeyi beklemede olduğumuz için katılma imkanım olamadı.

Çiçek Hanım'ın davet maili sonrası tekrar telefonla daveti yinelemesi,gidemediğim için duyduğum üzüntüyü bir kat daha arttırdı.Özenle hazırlanan organizasyonda eminim çok lezzetli tarifler ortaya çıkmıştır.

Ayrıntıları burada

Ayrıca bir süre önce Uno için hazırladığım karlı uludağ pastası

www.uno.com.tr
yayınlanmaya başladı:)
Buradan Uno ya sık sık gönderdiği hediyeleri ,ve tariflerimi değerlendirdiği için çok teşekkür ederim.

Pastabanlarla farklı denemelerim devam edecek:)


KUŞ ÜZÜMLÜ İRMİKLİ UNO PASTABANLI TATLI
Malzemeleri:
-12 yemek kaşığı irmik
-12 yemek kaşığı şeker
-1 lt. süt
-1 portakal rendesi
-1 su bardağı kuş üzümü (ben 15 dakika su bardağının içinde suda bekletip havlu kağıda alıp kurumaya başlayınca kullandım)
-2 yemek kaşığı tereyağı
-1 kat uno kakaolu pastaban
-pastabanı ıslatmak için,1 çay bardağından az şekerli süt
üzeri için:antep fıstığı

Hazırlanışı:

1-İrmik, süt, şekeri bir tencerenin içine koyup sürekli karıştırarak kaynamasını sağlıyoruz

2- Tenceredeki karışımı fokurdamaya ve yoğunlaşmaya başladığında ocağın altını kapatıp. 2 yemek kaşığı tereyağını ekliyoruz. Karıştırararak yağın erimesini sağlıyoruz.

3- Derin kase yada kalıbımızı su ile ıslatıp nemli kalmasını sağlıyoruz. İrmikli karışımın içine kuiüzümlerini ve portakal rendesini ilav edip karıştırıyoruz

4-Hazırladığımız irmik tatlısını derin kaseye boşattıyoruz.üzerine de uno kakaolu pastabanın bir katını şekerli sütle hafif ıslatıp en üstede bir kapak yerleştiriyoruz irmikle pastabanın bütünleşmesi için,(kapağın üzerine ağırlık olması için dolu bir sürahi yerleştirdim)

5-Oda sıcaklığında 30 dakika kadar bu şekilde bekletiyoruz.
sonrasında servis zamanına kadar buzdolabında bekletip,kaseyi ters çevirip dilimleyerek servis yapıyoruz(şekli tam hayal ettiğim gibi olmadı,kalıbımın azizliğine uğradım,kelepçeli kalıpta hazırlanınca daha düzgün dilimler elde edilir)
AFİYET OLSUN

7 Mart 2009 Cumartesi

KANDİL SİMİTİ,BURSA LOKMASI,LOKMA TATLISI

pembe gül
Mevlid kandiliniz mübarek olsun
....
O geldi ve bütün yaslı çehrelerdeki kederlerin yerini en içten tebessümler aldı.. O geldi, zulmün sesi kesildi.. mazlûmun âhı dindi.. ve sinelerde adalet duygusu dirildi.. O geldi kaba kuvvete “Dur!” deyiverdi. Mütecavizlerin haddini bildirdi ve hakkın dilindeki zincirleri çözdü.

Ey güzeller güzeli Sevgili gel, bir kere daha yeniden misafirimiz ol.. tahtını sinelerimize kur ve bize buyurabildiğin her şeyi buyur. Gel, gönüllerimizdeki karanlıkları kov, bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur ve bize yeniden diriliş yollarını göster. Gel, her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri ışığınla dağıt ve herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver. Gel, her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çöz; sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coştur; gel, ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluştur ve bizi kendi içimizdeki kopukluklardan kurtar.

Sen gidince kimilerimiz akla takılıp düz yollarda yolsuzluk yaşamaya başladık.. kimilerimiz de kendimizi bir kısım gönül hülyalarına saldık, vehimlerimizle oyalandık.. ne aklın dilini anlayabildik ne de kalbî ve rûhî hayatın derinliklerine dalabildik.. aklı ihmal edip dünyanın kanına girdik, kalbe bütün bütün tavır alıp kendi derinliklerimizi görmezlikten geldik. Ey karanlık gecelerimizin Ayı-Güneşi, ey yolda kalmışların biricik rehberi, Sen bizler gibi sadece bir kere doğmadın/doğmazsın; zamanın her parçası Sen’in için bir tulû vakti, gönüllerimiz de mütevazı matlaın.. perişaniyetimiz sana bir çağrı, sinelerimiz Seniyye-i Vedâ.. ne olur artık ağlayan gönüllerimize acı da gel; doğ canlarımıza Yaratan aşkına, bizi yalnız bırakma; yalnız bırakıp ruhlarımızı Sen’sizlik ateşine yakma..

Ey şefkati, adaletini aşkın Gönüller Sultanı, seni unuttuğumuzun, sana saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız; ama sen, şimdiye kadar bundan daha acılarını da gördün; incinsen de küsmedin, vefasızlık görsen de alâkanı kesmedin. Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardın. Sen’i bilmemelerini mazeret sayarak, lânet ve bedduada bulunmadın, lânet ve bedduaya “âmin” de demedin. Sineni, Ebû Cehil’leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiğin kadar açtın ve her sözünü, her davranışını Hakk’ın rahmetinin enginliğine bağladın
sevgili Sen’sin; gel son kez içimize doğ ki gönüllerimiz ışıkla dolsun ve ufuklarımızı saran şu upuzun geceler savulup gitsin; yerlerini gündüzlere bıraksın...
***


Kandilde paylaşmak adına hazırlanabilecek lezzetler:


-Kandil simiti tarifi burada
bursa lokması
-Bursa lokması tarifi burada
lokma tatlısı (1)
LOKMA TATLISI:
Malzemeleri:
2 su b. un
yarım paket. instant maya
2 çorba kaşığı tozşeker
1çay kaşığı tuz
1-1.5 çay bardağı ılık su
1 yumurta

Şerbeti için:
3 su bardağı tozşeker
2 su bardağı su

Hazırlanışı:
1-Derin bir kaba unu,şekeri ,mayayı,eritilmiş tereyağını,azar azar suyu ilave edip iyice karıştırıyoruz
2-Yumuşak bir hamur elde ettikten sonra,40 dakika kadar ılık ortamda mayalanmaya bırakıyoruz.
3-Bu arada şeker ve suyu bir tencereye alıp orta ateşte şerbeti hazırlıyoruz.soğuması için kenara alıyoruz.
4-Hamur mayalandıktan sonra,tavaya bol sıvıyağ ilave edip kızdırıyoruz,hamurdan parçalar kopartıp avucumuza alıp,sıkarak çıkan top şeklindeki hamuru sıvıyağa batırılmış tatlı kaşığıyla kopartıyoruz
5- Kızgın yağda çevirerek iki yüzünü iyice pembeleşene kadar kızartıyoruz
6-Pişen sıcak lokmaları soğuk şerbete atıyoruz,şerbeti çekene kadar şerbette bekletip servis tabağına alıp sevgiyle sunuyoruz
Üzerini,antep fıstığı yada hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz

5 Mart 2009 Perşembe

ETSİZ ÇİĞ KÖFTE & BULGUR SEVDAM :))

etsiz çiğ köfte..
Önce çiğ köfte yemek istedim.Bu istek bir süre devam etti,(buna yakından şahit olan blogcu arkadaşlarımda mevcut)
Canım hazırlamaktan ziyade,tüketmek istiyordu:)Neyse ki çözümü,sitenin çiğ köftecisinde bulduk.

Her yediğimde çektiğim karın ağrısından dolayı mutasyona uğradı bu sevdam,özellikle mutfağa yemek hazırlamya gittiğimde,bir bakmışım elimde mercimek ve bulgur tencere başında mercimekli köfte yapıyorum:)haftada birkaç kez mercimekli köfte ve bulgur pilavı pişer oldu bizim evde

Geçen hafta etsiz çiğ köfte ile bir aşama daha atladığımı farkettim
Açıkçası yoğurmak biraz yordu beni ama değdi diye düşünüyorum
Deneyeceklere kolay gelsinn:)

ETSİZ ÇİĞ KÖFTE
(30-35 adet)
Malzemeleri:
-2 su bardağı ince bulgur
-1.5 su bardağı kadar sıcak su
-1 yemek kaşığı domates salçası
-1 yemek kaşığı biber salçası
-1 bir domates rendesi kullandım(yazdan dondurucuya ayaırdıklarımdan)
-1 tatlı kaşığı sumak
-1 tatlı kaşığı isot
-2 yeşil soğanın sapı ince ince doğranmış
-biraz maydanoz ince ince kıyılmış
-biraz tuz

Hazırlanışı:
1-Bulguru derin bir kaba alıp üzerine salçaları ve domates rendesini ekliyoruz(eklenmesede olur)
2-Baharatları,tuzu,soğanı ekleyip az az sıcak su ilavesiyle bulgurlar yumuşayana kadar yoğuruyoruz,
3-Son aşamada ince ince doğradığımız maydanozu ekliyoruz
çiğ tadının geçmesi 30-35 dakikayı buluyor
şekil verip marul ve limonla sevgiyle sunuyoruz
AFİYET OLSUNN

PÜF NOKTASI
--- bulgur aslında domates suyuyla yumuşaması sağlanır(bunun için geniş vakit ve iyi yoğurulması gerekli,bulgur elin sıcaklığıyla kıvam kazanıyor(benim gibi,bunu kolaylaştırmak için sıcak su takviyesi kullanabilirsiniz

3 Mart 2009 Salı

İÇLİ ŞEKER KURABİYE

şeker kurabiye...
Arşivde sırasını bekleyen tariflere bakınca,uzun zamandan beri gıda boyalı yiyecek hazırlamamaya ve yememeye özen gösterdiğim için böyle renkli güzel görüntülerden de mahrum kaldığımı fark ettim.

Elimde çok güzel tariflerim var ama şu dönemi sadece sebze tüketerek geçirme kararımdan dolayı gerekli olmadıkça fırının yanına yaklaşmıyorum:)

Geçen yıl sık sık hazırladığım kurabiyeler özellikle çocukların gözdesi,kurs arkadaşlarımın yoğun beğenilerini kazanınca tekrar hazırlanmıştı.Hem yapımı kolay hemde ağzıda dağılan kurabiyelerin tarifine gelince,

İÇLİ ŞEKER KURABİYE
Malzemeleri:

-175 gr oda sıcaklığında tereyağı

-2 çay bardağı pudra şekeri

-1/2 çay bardağı sıvı yağ

-1 yumurta sarısı(akı ayrı kullanıcak)

-1 çay bardağı nişasta

-3-3.5 su bardağı un

-Çay kaşığının ucuyla kırmızı gıda boyası,zerdeçal,

***Biraz kırmızı ve zerdeçal (yada sarı gıda boyası)karışımıyla turuncu rengi elde ediliyoruz.Kırmızı az ekleyince pembe rengi elde ediyoruz

İçi için:

Yumurta akı ile 1 çay bardağı hindistan cevizi yada fındığı karıştırıp kurabiye içi hazırlıyoruz (ilk defasında hindistancevizi ikincisinde fındık kullandım)

Hazırlanışı:

1-Tereyağı ,şeker,sıvı yağ,yumurtayı iyice karıştırıyoruz

2-Nişasta un karışımıyla,kulak memesi yumuşaklığında hamur elde ediyoruz

3-20 dk. kadar buzdolabında bekletiyoruz

4-Hamurları sade yada gıda boyasıyla renklendiriyoruz (çay kaşığının ucuyla)

5-Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yumurta akıyla karıştırdığımız hindistancevizi,ve fındık parçalarını bir çay kaşığı dolusu ilave edip,elimizle yuvarlıyoruz,(katlanan şekli alta gelecek şekilde)

6-Önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında 20-25 dakika kadar üzeri kızarmayacak şekilde pişiriyoruz.

Sevgiyle sunuyoruz.

AFİYET OLSUN

2 Mart 2009 Pazartesi

PEYNİRLİ PUF BÖREĞİ

peynirli puf böreği
...
Baharın müjdecisi mart ayının ve yeni başlayan haftanın hepimize hayır,sağlık,mutluluk getirmesi temennisiyle...

Annemim sık sık yaptığı puf böreği cumartesi kahvaltı soframızı şenlendirdi. Anneminkinden tek farkı annem yaş mayayla benim ise kabartma tozuyla hazırlamam.Hzırlaması oldukça pratik olan tarif ,çocukluğumdan beri vazgeçemediğim lezzetler arasındadır